AKP-MHP-DEM masası tekrardan kuruldu, AKP kürt oylarını istiyor diye değil, karşı taraf iyice bölünsün diye. Palazlandırdıkları bu dindar olmayan ama kindar nesil, siyaset oynunu oynamayı bilmiyor. Bahçeli'yi boşuna "yaşlı kurt" diye övmüyolar.
AKP-MHP-DEM masası tekrardan kuruldu, AKP kürt oylarını istiyor diye değil, karşı taraf iyice bölünsün diye. Palazlandırdıkları bu dindar olmayan ama kindar nesil, siyaset oynunu oynamayı bilmiyor. Bahçeli'yi boşuna "yaşlı kurt" diye övmüyolar.
Yoksa neden öcüleştirdiği DEM ile bir anda masaya oturmaya karar veriyor? Kendi seçmeni kırılgan değil. Yeri gelir evet DEM ile de masaya otururlar, ama Özdağ oturabilir mi? CHP oturduğu zaman hemen bu gençler Özgür Özel'i de İmamoğlu'nu da silmeye hazırlar.
Hükümetin kutuplaştırma politikaları, şuan onların can simidi. Çünkü eğer bu kutuplaşma olmasaydı, çoktandır sandıkta da kaybetmişlerdi. Kırılgan egolardan dolayı, muhalif kesimler ortak uzlaşı masalarına oturamıyor ve AKP de bunu kullanmayı çok iyi biliyor.
Hak, hukuk mücadelesinde önümüzde çok engel var doğru ama bu kırılgan genç erkekler güruhuna da birinin seslenmesi gerekiyor. Bugün yine "CHP şöyle kötü, CHP böyle kötü, bizi yönlendirmiyor, bizi kullanmıyor" diyorlar, sormak lazım 2023 seçiminde nasıl oy kullandın?
Kılıçdaroğlu'nu sevelim sevmeyelim (oy verdim ama sevmedim) biz bugün 2023 seçimlerinin faturasını ödüyoruz, neyseki 2019 ve 2024'ün kredisi var. 2023 seçimlerinde Kılıçdaroğlu'na karşı propaganda yapan herkese de bi şekilde bu fatura kesildi (Özdağ da içerde mesela, çünkü bi öyle oynadı bi böyle)
İsim vericem burdaysa da gelsin yine ağlasın, Jahrein mesela. Önce Kılıçdarla röportaj yapıp, sonra CHP'den kendisine bi nane çıkmayınca tüm gününü gündüzünü Anti-CHP olmaya adadı. "Terlik koysalar oy veririm" diyen insanları karşıt bir galyena getirdiler.
Bu kırılganlık, renkli saçlı kadın görünce, gay/travesti görünce, başka politik görüşten biriyle aynı eylemde yan yana gelince yine tetikleniyor ve onurlu/haysiyetli bir yaşam mücadelesi içinde oldukları gerçeğini unutmalarına neden oluyor.
Türkiye örneklerini siz bilirsiniz, Andrew Tate'ler falan da akla gelebilir ama asıl, "normal" gözüküp de dünyanın en kırılgan egolarına sahip bu erkek yayıncılar egolarıyla bir nesli zehirledi. İnternetullah abilerine özenen onca genç de bu kırılganlığı taşıyor.
Yıllarca feministler ve hak hukuk adalet isteyen insanlara "kırılgan" "alıngan" diyerek, asıl kendi zaaflarını karşıya atayan erkek yayıncı egoları üstüne faşist düzen inşa edildi. Haşa nasıl feministler "cinsiyetçi küfür etmeyin" der, binlerce izlenen bir yayıncıya. Haşa nasıl eleştirilirler?
Köy yanarken var oluşlarımıza ve haklarımıza gözünü diken Hizbullahçı HÜDA-PAR, LGBTİ+ ve toplumsal cinsiyet karşıtı kanun teklifini Meclis’e sunmuş. Kendileri gibi olmayan herkesin hayatını karartmaya and içmiş, utanç verici yobaz talepler silsilesi. www.tbmm.gov.tr/Yasama/Kanun...
Ama "doğal" olmayan bir şey, "doğaüstü" olur ve dünyada doğaüstü bir şey yoktur. Bilimin açıklayabildiği ve gerçekleştirebildiği hiç bişi "doğaüstü" olamaz. Faşist ataerkinin işine gelmeyen her şeye "doğal değil" diyip, "erkekle kadın fıtrat olarak aynı değil" demesi delüzyonel bir dayatmadır.
"Doğal" olan nedir? İktidar ve dünyadaki diğer muhafazakar siyaset son senelerde bunu "bizim doğrumuz" olarak lanse etti. "Güçlü güçsüzü ezer" "doğal" budur onlar için. Kendi fikirlerini hayatın her alanında gözünüze sokabilirler, en alakasız manosphere futbolda bile.
🔴 Emniyetten 'çıplak arama' ve 'işkence' suç duyurusu. Emniyet Genel Müdürlüğü "çıplak arama" ve "işkence" iddialarını gündeme getirenler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.
www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/emni...
Yapılan etkinliklerin çoğunun da seks işçiliği üstünden konuşulduğu gerçeği var. Evet, seks işçiliği yapmak zorunda kalan çok trans kadın var, ama başka hayatları, başka olasılıkları, ötesini düşünmüyoruz (Hatta aramızda kalsın, okumuş meslek sahibi T kadınlara alan açmayı bırakın, hor görenler var)
Bir-iki tane trans kadın orada bulunuyor, onların gücü veya fikri ne kadar yeterse, trans kadınların aktivizm çizgisi bu kadar geniş kılınıyor. O da göstermelik oluyor. Siyasal hristiyanlık ve islamın en büyük hedefinde trans kadınlar olsa da, genellikle göstermelik etkinlikler ötesine gidilmiyor.
Ne üzücü ki, kendi lubunya komitemde temsil edilmiyor hissediyorum ve bunu bana özel sanıyordum. Ama görüyorum ki çokça trans kadın da benzerini hissediyor, görülmediklerini ve umursanmadıklarını düşünüyorlar. Büyük yumuşak etlerimden sallamıyorum, alandaki katılım oranlarına bakabilirsiniz.
Şöyle boykot, böyle boykot diyip hala X kullananlar var şaşıyorum bazen.
Bazen yeni nesle çok yükleniyoruz. Eylemlerde ayrıştırıcı olduklarını, boykot günlerini tutturamadıklarını, hemen gaza gelip hemen söndüklerini söylüyoruz. Ama iş bu ya, nerede onlara siyasetle gerçekten angaje olma fırsatı verilmiş? Nerede tartışabilmişler? Nerede dayanışmışlar? Ellerinden alınmış.
Ben lisedeyken de elbette öğretmenlerimiz üstünde çok büyük baskı vardı konuşamazlardı... ama siyaset konuşabilirdik. Gezi biz Lise 3'ken olmuştu ve hangi görüşten olursak olalım, saygı çerçevesinde tartışıp konuşurduk.
10-11 senede, neleri kaybetmişiz? Ki o zaman dahi zaten sansürde yaşıyorduk.
Bu ara çocuklardan çok konuşacağız galiba çünkü şu an direniş lise öğrencilerine kadar ulaştı.
14-18 yaşında henüz reşit olmayan gençler kendi gelecekleri için direnirken, kendi çocuklarını teslim olma gerekçesi gibi gösterenlerin boynu bükük olmalı.
Utanırlar mı? Sanmam. Ama utanmalılar.
hemde ne kalabalığız🫶🏻
Peki ya Ankara? Lütfen Ankara da paylaşılsın
Ekrem İmamoğlu çıkacak, diploma skandalı çözülecek ve CB adayı olarak seçime girecek. Bunun dışında bi ihtimal yok ve olamaz. CHP de attığı doğru adımları hızlandırıp, doğru strateji ve kenetlenmeyle bunu başaramıyorsa kendine Atatürk’ün partisiyim demesin.
Bu boykotlar, eylemler, yürüyüşler işe yarıyor mu ki diye şüpheye düştüğünüz anda, bilin ki gençliğimiz var, enerjimiz yüksek.
Son günlerde sivil direnişi hep sayılarla, eylemlerin kalabalıklığı ile ölçüyoruz. Ama sonuçlarla ölçmek lazım ve umutsuzluğa kapılmamak gerek. Tahliye olan gençlerle beraber Mahir Polat'ın sesini de duyurduk. Timur Soykan ve Murat Ağırel'in de salınması da bir başarı.
konu bu mu şimdi, onlar sübvanse ederken muhalif yerel işletmeler napcak diyoruz.
Maaşını al evde otur yapamayan, bu umutsuzluk diyarında sizlere alan açanları yalnız bırakmayın.
Unfollow ettiğiniz influencerlar hala iş alıyor, gitmediğiniz markalardan onlar alışveriş yapıyor, ama direnenler sürekli kendilerini açıklamak ve medet ummak zorunda kalıyor. Dayanışma olmadan ne yazık ki bu hareketler büyümez.
Gece hayatı işçileri olarak her hafta hatırlatmamız mı gerekecek dayanışmayı? Direnen işletmeciler, yerel esnaf, şarkıcılar, sanatçıların harcanmasında kimse bi beis görmüyor sanırım? AKP’nin kültürel hegemonyasına direnen yegane kişiler ve mekanları terk etmeyin.
Eylemlerin durumunu ve halkın iradesini sakın ola Twitter (eww X) üzerinden tartışmayın ve tartmayın derim. Elon Musk'da aslında sermayenin gayet görünür demir yumruğu ile yıllar içerisinde Twitter'ı, dünyadaki sağ rejimlere teslim etti. Yandaş kanal izleyip, "adam kazandı" demek gibi olur.