O özlem… öyle bir şey ki, içten içe sızlar ama kimse dışarıdan fark etmez.
Bir gülüşte gizlenir, bir çocuk sesinde yankılanır, bir sabah çayı buğusunda belirir…
Ve sen onu yaşadıkça, o da seninle yaşamaya devam eder.
O özlem… öyle bir şey ki, içten içe sızlar ama kimse dışarıdan fark etmez.
Bir gülüşte gizlenir, bir çocuk sesinde yankılanır, bir sabah çayı buğusunda belirir…
Ve sen onu yaşadıkça, o da seninle yaşamaya devam eder.
i yerine ı koyduğu için ben de öyle düşündüm. İyi niyetten ziyade Abbas amca'nın tandır da tanışması akla daha öncelikli geliyor.
Ayarlarda büyüklükler 3-4-5 şeklinde ilerliyor. M3.5 gibi bir değer belirleyemiyorsun yani.
Sizin beton kanalınızı da, lüks konut sevdanızı da, rant projelerinizi de İstanbul’a yeni ihanetlerinizi de bu millet engelleyecek. Yağma yok, İstanbul’un milyonlarca muhafızı var.
"Sonsuz döngüde bir anlık uyanış...
Dinle… Belki hatırlarsın.”
youtu.be/3yMNfOEjHcY?...
Aile ilişkileri, çocukluk kalıplarımızın ve duygusal tetikleyicilerimizin en yoğun yaşandığı yerler olduğu için, bu tür ortamlarda bile içsel huzuru koruyabiliyorsanız, gerçekten yol almışsınız demektir.
Ben yatılı okudum, devletim üç öğün yemek, kıyafet, ayakkabı sağlardı. Bugün AKP iktidarında okullarda sabun yok, peçete yok! Bir öğün yemek bile verilmiyor. Müdürler veliye para dileniyor. Bu utanç sizin! Çocukların hakkını bile çok gören bu düzen değişmeli!
"Bazen karanlık bir yerde olduğunda, gömüldüğünü sanırsın; fakat aslında ekilmişsindir."
Christine Caine
Ekrem İmamoğlu cezaevi hücresinden Samsun mitinginde:
“Atatürk 100 yıl önce ‘ya istiklal ya ölüm’ demişti. Ben de bugün Samsun’da diyorum ki:
“Ya ADALET ya ESARET!”
"Hayat, rüzgârın önünde bir mumdur."
Japon Atasözü
Bugün rahmetli babamın sık ziyaret ettiği, gezdiği yerlerin etrafında dolandım. Onun gözleriyle baktım. Melankoliye düşmeden sadece onun ayaklarıyla dolaştığımı hayal ettim. Tarifi mümkün olmayan bir deneyim.
"Fırtına dindiğinde,bunu nasıl atlattığını ya da nasıl hayatta kalmayı başardığını hatırlamayacaksın.
Fırtınanın gerçekten dinip dinmediğinden bile emin olamayabilirsin. Ama bir şey kesindir: Fırtınadan çıktığında,içeri girenle aynı kişi olmayacaksın.
İşte fırtınanın amacı budur."
HARUKI MURAKAMİ
14 Yaşında bir çocuk Ahmet Mattia'nın mezar taşını parçalayanlar şafak operasyonu ile alınacak mı? Yoksa yere çöp bile atmayanlar mı sadece bu muameleye layık? Diktatör diyelim mi demeyelim mi?
"Bil ki ebedi olan hiçbir değişikliğe uğramaz."
youtube.com/watch?v=H1Ua...
Murat Ağırel ve Timur Soykan gözaltına alındı.
Tek suçları atılan iftiraları delileriyle çürütmekti.
+1
Büyük çizer Kalender, tarihe not düşmeye devam ediyor...
Özgür Özel: "Bundan sonra bir adım geri atar, bir kelime eksik konuşursam namerdim.
Türkiye’ye yaşattıklarınızı tüm dünyaya tek tek anlatıyorum, anlatmaya da devam edeceğim."
3. Gelişmiş Büyüme: Flowforms'da arıtılan suyun daha sağlıklı bitki büyümesini, daha fazla toprak canlılığını destekleyebileceğine ve kozmik ritimlerle uyum sağlayarak genel biyodinamik süreci iyileştirebileceğine inanılmaktadır.
2. Spiral Hareket: Su, nehirlerde ve akarsularda bulunan doğal hareketleri taklit ederek spiraller ve girdaplar halinde akar. Bu dinamik akışın suyun yaşam güçlerini artırdığı ve onu bitkiler ve toprak için daha faydalı hale getirdiği düşünülmektedir.
Flowformlar:
1. Suyun Canlılığı: Akış formları, suyu "canlandırmak", yapısını ve enerjik niteliklerini iyileştirmek için kullanılır. Biyodinamik tarımda, su sadece sulama için bir ortam olarak değil, aynı zamanda canlı, dinamik niteliklere sahip temel bir unsur olarak kabul edilir.
Flowformlar (Akış formları), suyu canlandırdığına ve yaşamı geliştirici niteliklerini desteklediğine inanılan belirli, dinamik, spiral su hareketleri yaratarak çalışır.
Biyodinamik tarımda flowformlar, çiftçilikte kullanılan suyun canlılığını ve kalitesini artırmak için tasarlanmış bir tür su arıtma sistemidir. Biyodinamiğin kurucusu Rudolf Steiner tarafından geliştirilen antroposofi ilkelerine dayanmaktadır.
Korku duvarları yarıldı, suyun sesini duyuyor musunuz?
Elden ele yayalım İBB Halk market
Bir derenin akışını,kıyıya çarpan dalgaları ya da kendi kalp atışlarımı duyduğumda,geçiciliğin sesini işitiyorum. Bu değişimler,bu küçük ölümler,ölümle olan canlı bağlarımızdır. Ölümün nabızları,ölümün kalp atışlarıdır ve bize tutunduğumuz her şeyi bırakmamız gerektiğini hatırlatır."
SOGYAL RINPOCHE
"Ölüm sadece bir kez yaşansaydı, onu tanıma şansımız olmazdı. Ama neyse ki hayat, doğum ve ölümün devam eden bir dansından, bir değişim dansından ibarettir.