" ... özellikle insan değildir her şeyin ölçüsü"
" ... özellikle insan değildir her şeyin ölçüsü"
"Polisiye romanlar anlamsız düşüncelere karşı en zararsız madde. Akşamdan kalma derdi de yok" Çatı Katı'nın anlatıcısı söylüyor bunu. *Marlen Hausfer
"Güç" kavramının olmadığı bir dünya nasıl olurdu? Güç çeperine yapışanlar her şeyi mübah görüyor. Doğru bir hayat düşüncesi güç çeperlerinde paramparça oluyor, hatta toza dönüyor.
Aysun Kara, "Çaprast Okumalar"ın onuncusunda Leylâ Erbil’in “Vapur” öyküsüyle Attilâ İlhan’ın “Cinayet Saati” şiirini birlikte okumaya davet ediyor okuru.
Bu anıda Süleyman'ın karısı olarak yer bulan bir şair var. Ben en çok onu merak ettim. Koşma ve türküler yazan İhsan Raif Hanım.
Böyle söylüyor Yakup Kadri
Yakup Kadri'yle birlikte Davos'a sanatoryuma gidiyorlar. Orda ikisi de İspanyol gribine yakalanıyor ve Şahabettin Süleyman ölüyor. Orda Starausburglu bir şair Süleyman'ı giydirip makyajlayıp kendi âdetlerine göre gömüyor.
Süleyman'ın yerleşik olamayan, ötekilere benzemeyen ruhunu "derbederlik" diye tarif ediyor. Doğru sözcük değil. Bugün yazsaydı yersiz-yurtsuz derdi.
Yakup Kadri anılarında onlardan birini anlatıyor: Şahabettin Süleyman.
Tarihin her ânında ötekilere benzemeyenler olmuş. Bazen fiziksel farklılıklarla, bazen de savunduklarıyla, bazen de hissettikleriyle, yönelimleriyle ötekilere benzemeyenler...
" Ama adalet ve bağışlayıcılık arasında bir tercih hakkı tanındığında, bağışlayıcılığı seçin. Affettiğimiz zaman, affedilmeyi hak eder, hakkında pişmanlık duyduğumuz bir geçmişten, daha iyi bir geleceği inşa etmek üzere özgür kılınırız."
youtube.com/watch?v=8H_w...
Benzer olmayana duyulan hınç, elinden bir şeylerin alındığı hezeyanı, galip gelme isteği. Dünya bundan çıkamadı bir türlü.
Hikâye Mişima'nın hayatından bağımsız, Die Welle (Dalga) filmini çağrıştırdı. Bir grup ergenin bir araya gelişlerindeki motivasyonun şiddeti körüklemesi. Dalga filminde bu motivasyon faşizmin simülasyonunu oluşturuyordu. Faşizm, içinde bir tür ergen motivasyonu taşıyor
Ne çok yangın oluyor. Cem Akaş'ın Sözcüklerin Anlamında da yerini bulmuş yangın. Her şeyin uçucu olduğunu düşündüğümüz bir çağda çok şeyin yıkıcı olduğu gerçeği.
Bu yakınlık çok tehditkâr
Eski basım. Kütüphaneden almıştım. Konu ilginç gelmişti ilk sayfada. İlerledikçe Holywood tadı almaya başladım. İfadeler, farklı çizmek istediği karakteri anlatırken seçilen ayrıntılar öyle sıradan ki. İlginçlik iyi edebiyatın koşulu olamıyor.
Oates'in Dövmeli Kız romanını okuyorum. "Adamın hayvanî duyguları kabardı." diye bir cümle var. Okumayı bıraksam mı?
Bir arkadaşım diyor ki "Bu kadar kötü şey içinde Trump'ın kızı yüzümüzü güldürdü" Burdaki de bir çeşit hikâye anlatıcılıgı, kurguda ısrarcılık. Hoşuna gidiyor insanların.
Aynı dili konuşmayan bir sürü insan birarada, birbirinden kopamıyor, Emerenc ve yazar gibi herkes birbiriyle konuştuğunu düşünüp kendi kendine konuşuyor, iletişemeyenler mahşeri.
Sosyal medya mecraları da bir bakıma böyle çatışmayı bulunduruyor içinde
Asıl mesele farklı dili konuşan insanların birarada oluşuydu
Szabo'nun Kapı'sını okudunuz mu? Emerenc'in sıkı sıkıya koruduğu kapısı elden ayaktan düşünce kırılıyordu, ama asıl mesele bu "tuhaf" kadının kendi kapısını kapatırken diğerlerininkinin açık oluşu ve bu temel farkla biraraya gelen insanların etkileşiminden doğan trajediydi
X tıkır tıkır işliyor bu arada, o tatsız algoritmasıyla işliyor.
Irvin Yalom, Psikoterapi Öykülerine başladım. Yazarı hiç okumamıştım, tesadüfen elime geçen bu kitaba bakayım dedim. Daha ilk hikâyede tuhaf bir tedirginlik hissettim. Terapileri kitaplaştırmanın ya da bizde malum kişinin yaptığı gibi diziye dönüştürmenin önünde engeller olmalı
Yapmayın, yayınlamayın
Olmalı. Yaşantılar kurmacayla gizlendiğinde çekilebilir oluyor, çıplak anlatı dedikodu gibi, pornografi gibi rahatsız edici. Psikoterapi hikâyelerini okumayı, izlemeyi reddediyorum.
Bazı konular nettir. Farklı görünse de Ahmet Minguizzi ile Nourtani'nin katledilişi altında yatan dinamikler aynı. Nefret. Yabancı ve farklı olana duyulan düşmanlık. İkisinde de katiller yargılansın en üst cezayı alsın.
Türkiye kendi çocuklarıyla şifa bulacak